RASÛLE İTAAT

Cenneti kazanmaya tek vesile işte budur: Rasulullah'a kayıtsız şartsız itaat. Peki nasıldır bu itaat? Rasûlullah'ın taktığı gibi bir sarık takıp Allah'tan başkalarına ibadetle; O'nun kanunlarını reddedip dinini hayat pratiğinden çekip alanlara itaatle; La ilahe illallah'ın manasından ve gereklerinden habersiz, şirk ve küfürle sekillenmiş bir düşünceye sahip kafa mı taşımaktır bu sarığın altında?

Yoksa Rasûlullah'ın giydiği gibi bir cübbe giyip tağutlara ve Allah'ın sevilmesini yasakladığı kişilere karşı sevgi -hem de öyle bir sevgi ki Allah sevgisi kadar hatta ondan da fazla bir sevgi- sadece Allah'a ibadet eden ve Kelimetullah'ı yüceltmek için çalışan müslümanlara karşı duyulan kin, nefret ve düşmanlıkla dolu; Allah'tan başkalarına yönelmiş, yaratıklardan isteyen, yaratıklara dua eden, yaratıkları yardımına çağıran bir göğüs; her öğün binbir çeşit yemeklerle doldurulan yağlı bir göbek mi taşımaktır o cübbenin içinde? Hayır, elbette hayır. Bu değildir Rasûle itaat, bu değildir iman.

Allah'ın dini yürürlükten kaldırıldığında onu yeniden hakim kılmak için çalışmaktır Rasûle itaat. Rasûlün getirdiği şeriatin ayaklar altına alınmaya çalışıldığı bir dönemde bu mübarek dini kaldırıp en üstün kılmaktır Rasûle itaat. Rasûlullah'ın getirdiği kitabın ve sünnetlerin inkar edilip saldırıya uğradığı bir zamanda her şeyi göze alıp bundan savunmaktır Rasûle itaat... Allah için Allah yolunda savaşmak, öldürmek ve ölmektir Rasûle itaat. Evet, La ilahe illallah'ı her yönüyle yaşamak, yaşatmak ve topluma hakim kılmaktır Rasûle itaat.

 


Seyfuddin El Muvahhid