|
NEREDEN
NEREYE !
Bir sabah,
müdürüm, elinde bir kitapla geldi ve “bu kitabı patronumuz sana gönderdi;
bunu okuyacakmışsın” dedi . Kitap, çevre mevzûatına dâir seminer notlarıydı.
O anda içimi sevinçli bir telâş kapladı. Önce, beni, bu kitabı okumaya
ehil birisi olarak gördüğüne memnun oldum. Sonra bir düşünce aldı beni...
Bu kitabı ne kadar sürede okuyacağımı, ne adına yâni ne kadar bir önemle
okuyacağımı düşünüyordum. Öyle ya, ya hemen ertesi gün kitabı geri isterse
ve henüz ben bitirememiş isem. Ya da, okumuş olmak için okumuş olursam.
Eve gidiş gelişte serviste okumaya, evde de devam etmeye karar verdim.
Bu kitabı gönderen, eğer başka biri olsaydı, okuma şevkimin ve kitaba
bakışımın daha farklı olacağını hissettim. Bu kitap, “kıymet verdiğim”
patronumdan gelmişti... Demek ki kitabın geldiği makam da önemliydi
ve eylemleri etkiliyordu. Kitabı okurken, “bu kitabı okusun!” demesinden
murâdının ne olduğunu düşünerek notlar aldım. Yarın, “eee Oğuz efendi,
ben sana bir kitap göndermiştim, okudun mu, okuduysan eğer bu mevzûatın
bizi ilgilendiren hükümleri nelerdir, biz bu hükümlere göre hangi durumdayız,
buna göre işletmede ne gibi değişiklikler gerekiyor?” diye sorarsa...
Bu kitaptan “sorulacağımı” düşünerek bir çırpıda okumuştum ben de. Sonra
Rabbimiz geldi aklıma... Yalnız işimin değil, her şeyimin ve âlemlerin
sahibi olan Allah (c.c.) O, “kıymet verdiğim, sözünü dinleyeceğim” EN
YÜCE VARLIK idi. Bir KUTLU ELÇİ vasıtasıyla bana bir KİTAP göndermişti.
“İkra” diyerek beni muhatab
kabul etmesinin, bu kitabı anlayıp uygulayacak bir halife olarak yaratmasının
ve ehil kılmasının, kıymet vermesinin, “adam yerine koymasının” hazzını
yaşadım. Bu kitabı ne kadar zamanda öğrenmem gerekiyor diye bir telâş
sardı beni... Ecelin ne zaman geleceği , kitabın benden, benim de kitaptan
alınacağım zaman bana göre meçhuldü. Bu kitap; benim kendimi kontrol
edebileceğim, kulluğun neresinde olduğumu sorgulayacağım, kendimi nasıl
düzeltebileceğimi öğreneceğim bir kitaptı. Kitabı okurken, bir taraftan
da, “Bu kitaba uyup uymadığımdan sorgulanacağımı” bildiren âyet hep
zihnimi meşgul ediyordu. Rabbimizin, “oku” deyişindeki murâdını anlamak
için yine O’nun gönderdiği Kitaba başvurdum. Ve, âcizâne şu tesbitlerde
bulundum:
Kur’an niçin indirilmişti;
hâlen ve her an indirilmekteydi?
•
Kur’an, dosdoğru yolu göstermek için. (Bakara 2, Mâide 16, Yusuf 111,
İsrâ 9)
• Allah’ı (c.c.) tanımamız için. (İbrâhim 52)
• Düşünüp anlamamız için. (İsrâ 41)
• Doğru ile yanlışın ayrılması için. (Furkan 1)
• Kendisiyle hükmedilmesi için. (Nisâ 105, Mâide 49, En’am 114, Nahl
64, Ahzab 36)
• Cennetle müjdelemek için. (Kehf 2)
• Şerefimizi kazanmamız için. (Enbiyâ 10, Mü’minûn 71, Zuhruf 44)
• Kendisi vasıtasıyla cihad etmemiz için. (Furkan 33 – 52)
• Allah’ın azabına karşı uyarmak için. (Kehf 2, Yasin 70, Şûrâ 7, Ahkâf
12)
• Uygulamamız ve ona göre yaşamamız için. (Mâide 68, A’raf 3, Zuhruf
44, Furkan 30)
• Nasihat almamız için. (İbrâhim 52, Kâf 45, Kamer 17)
• Fert ve toplumların meselelerine çâre olması için. (Enfâl 24, İsrâ
82, Hadid 9)
• Hayırlara ulaşmamız için. (Nahl 30)
• İmanımızın ve Allah’a olan saygımızın artması için. (Tevbe 124, Nahl
102, İsrâ 109)
• Okuduğumuzda sevap almamız için indirilmişti. (İsrâ 106)
Oğuz Bakar
|